<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>




<rss version="2.0">

<channel>
<title>Teknoloji ve Bilim Haberleri. Yeni Tartışma Konuları</title>
<link>http://www.teknoloji22.com/</link>
<description>Türkiye&#39;den ve Dünya&#39;dan Teknoloji Haberleri Haber



</description>
<managingEditor>wWw.X-iWeb.Ru</managingEditor>
<webMaster>Teknoloji ve Bilim Haberleri. Yeni Tartışma Konuları</webMaster>
<language>ru-ru</language>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5803</link>

	<description>Gebelik sırasında kuşkusuz ki anne adayının vücudunda pek çok değişiklikler, metabolizmasının çalışmasında farklılıklar görülmektedir. Ancak bazı durumlar karşısında hemen hekimi aramak veya hekim tarafından acilen muayene edilmek gerekebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hekimi aramadan önce vücuttaki bazı belirtileri iyi gözlemlemek gerekiyor. Zira hekime vereceğiniz bilgide; belirtinin ne sıklıkta olduğu, ne kadar süre devam ettiği, neyin belirti şiddetini arttırıp ağırlaştırdığı büyük önem taşıyor. Hekim de sizin vereceğiniz bu bilgiler ışığında bir sorununuzun olup olmadığını, varsa bu sorunun ciddi olup olmadığını belirleyecek ve gerekirse hemen müdahale edecektir. Hekiminizi aramanız gereken durumları iyi bilmek ve onu zamanında aramak, doğmayı bekleyen bebeğinizin ve sizin sağlığınız için oldukça önemlidir. Alman Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Aygün, gebelikte hekimin aranması gereken durumları şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu belirtilere dikkat!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-Alt karın bölgenizde tek tarafta ya da her iki tarafta şiddetli ağrınız varsa, o gün hekiminizi aramalısınız. Eğer bu ağrıya kanama, bulantı ve kusma da eşlik ediyorsa doktorunuzu acilen aramalısınız.&lt;br /&gt;
-Orta karın bölgesinde şiddetli ağrı (kusma ile birlikte olabilir ya da olmaya bilir), el ve yüzde şişme.&lt;br /&gt;
-Hafif vajinal akıntı; aynı gün hekiminizle görüşün.&lt;br /&gt;
-Ağır vajinal kanama (özellikle karın ve bel bölgesinde ağrı ile birlikte ise)&lt;br /&gt;
-Meme ucundan, mesaneden ya da rektumdan kan gelmesi, aynı gün hekiminizle görüşün.&lt;br /&gt;
-Öksürünce kan tükürmek.&lt;br /&gt;
-Yoğun ya da sızıntı şeklinde vajinal akıntı.&lt;br /&gt;
-Ani susuzluk hissi, idrar azlığı ya da gün boyunca hiç idrar yapmama.&lt;br /&gt;
-Ellere, yüzde ve gözlere şişme: aynı gün hekiminizi arayın. Eğer çok ani ve şiddetli olursa ya da baş ağrısı, görme bozukluğu ile birlikte olursa acilen hekiminizi arayın.&lt;br /&gt;
-İki ya da üç saatten uzun süren şiddetli baş ağrısı; aynı gün hekiminizi arayın. Bu ağrı görme bozukluğu, yüz, göz ve ellerde şişlikle birlikte ise acilen hekiminizi arayın.&lt;br /&gt;
-Bayılma ya da baş dönmesi; aynı gün hekiminizi arayın.&lt;br /&gt;
-Titreme ve 37,5 °Cnin üstünde ateş (gribal yakınmalar ve üşüme dışında); aynı gün arayın. 38,5 ° Cnin üzerine çıkarsa hekiminizi acilen arayın.&lt;br /&gt;
-Gebeliğin ilk üç ayında, günde 2-3 defadan fazla gözlenen kusma, ileri dönemlerde kusma; aynı gün hekiminizi arayın. Eğer kusma ağrı ya da ateş birlikte olursa hekiminizi acilen arayın.&lt;br /&gt;
-Aşırı yemeye bağlı olmayan ve ansızın 1 kg&amp;#39;dan fazla kilo alma; aynı gün hekiminizi arayın. El ve yüzde şişme ve /veya baş ağrısı ya da görme bozuklukları ile birlikteyse acilen hekiminizi arayın.&lt;br /&gt;
-20nci haftadan sonra, 24 saatten daha uzun süre bebek hareketlerinin duyulmaması; aynı gün hekiminizi arayın. 28. haftadan sonra saatte on hareketten daha az hareket etme, acilen hekiminizi arayın.&lt;br /&gt;
-Koyu renk idrarla birlikte ya da tek başına bütün vücutta kaşıntı, renksiz dışkı sarılık; aynı gün hekiminizi arayın.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5802</link>

	<description>Bugüne kadar kilo vermek için herşeyi yaptıysanız ve hala kilo veremiyorsanız sebebi farklı bir şey olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Midenizdeki şişkinliğin sebebi bir bakteri olabilir. Bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı araştırmaya göre midedeki bir bakterinin bel çevresi ölçüsüyle ilgisi var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Atlantadaki Emory Üniversitesinde yapılan araştırmayı yürüten Andrew Gewirtz, Bugüne kadar şişmanlığın günümüzde çok tüketilen katkı maddeli yiyecekler olduğu düşünülüyordu fakat bu araştırmayla birlikte bağırsaktaki bir bakterinin kilolara sebep olabileceği görüldü  dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar bu bakteriden kurtulmanın yolunun temiz su içmek ya da antibiyotik kullanmak olduğunu söylüyorlar.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5801</link>

	<description>Hergün dişlerinizi fırçalasanız da dişlerin çürümesine engel değil. İşte dişleri çürüten 9 hata.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte, dişlerin çürümesine yol açan 9 hata:&lt;br /&gt;
1 - Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2 - Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3- Diş ipi kullanmama: Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4- Diş fırçalamama: Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli, dişler fırçalanırken fırça kuru olmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5- Yemek dışında tüketilen tatlı: Tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6- Su ihtiyacını karşılamama: Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemek sonrası içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumunu artırır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7- Çiğnenemeyen tatlılar: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemişten mümkün olduğunca uzak durulmalı. Yenildiği takdirde ise dişlerden arındırma işlemi titizlikle yapılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8- Meyve ve sebzelerden kaçınma: Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9- Şekerli sakız çiğneme: Sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih edin. Şekersiz sakız tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine ve ağız içi asidin dengelenmesine yardımcı olur.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5800</link>

	<description>Yeni bir görüntüleme tekniği sayesinde alzheimer hastalığına karşı geliştirilen deneysel bir ilacın işe yaradığı ortaya çıkarıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlaç şirketleri Pfizer, Elan Corporation ve Johnson &amp;amp; Johnson tarafından geliştirilen ve alzheimer tedavisinde büyük ilerleme sağlayacağı düşünülen bapineuzumabisimli ilaç, 2008de yapılan denemelerin ardından olumlu sonuç vermediği ve bazı deneklerde beyin büyümesine yol açtığı için bir kenara terk edilmişti. Ancak yeni bir teknikten yararlanan bilim insanları, ilacın uygulandığı hastalarda alzheimera neden olduğu düşünülen beyindeki beta amiloid plağının yüzde 25 oranında azaldığını ortaya çıkardı. Araştırmayı yürüten Finlandiyanın Turku Üniversitesinden Juha Rihne, araştırmaları için İlacın, alzheimer hastalığının en büyük patolojik göstergesine (plak) etki edebildiğini gösterdiyorumunu yaptı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
28 hastada yapılan incelemelerde, plak azalmasının ilacın her dozunda aynı oranda gerçekleştiği, ilacın genellikle sorun çıkarmamasına rağmen en yüksek doz verilen 2 hastada geçici beyin büyümesine yol açtığı ifade edildi. Sonuçları değerlendiren New York Mount Sinai Tıp Okulundan Sam Gandy, henüz elimizde alzheimer;ı yok eden bir ilaç olduğunu söylemek için erken olsa da yaşayan hastalarda alzheimerı seyrini takip edebilmenin bile çığır açan bir gelişme olduğunu belirtti.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5799</link>

	<description>Amerikan bilim adamları, E vitaminin özellikle yaşlılar üzerindeki olumlu etkilerinin, sanıldığından daha fazla olduğunu ve bağışıklık sistemini &amp;quot;mucizevi&amp;quot; biçimde güçlendirdiğini ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;
Merkezi Boston&amp;#39;da bulunan Beslenme Araştırma Merkezi uzmanları, 65 yaşın üzerindeki kişilerin, E vitamini sayesinde sadece kalp hastalığı ve hafıza kaybına karşı korunmadıklarını, ayrıca kanlarında bağışıklık sağlayan T hücrelerinin daha da güçlendiğini bildirdiler. Yapılan diğer araştırmalar, E vitamini takviyesinin, yaşlıları kanser ve alzheimer hastalığına karşı koruduğunu da ortaya koydu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Takviyeye başlamadan önce mutlaka doktora danışılmasını da tavsiye eden uzmanlar, soya fasulyesi, pişmemiş yağlar, fındık, fıstık ve kepek gibi yağ oranı yüksek olan besinlerde bulunan E vitamini miktarının, hiçbir zaman vitamin haplarındaki düzeye ulaşamadığına da kaydetti.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5798</link>

	<description>Vitaminleri doğal yolla almak en iyisi. Fakat ya yeterli olmuyorsa. İşte o zaman vitamin haplarından yararlanmakta fayda var. Aman dikkat! Bu aylar hastalık ayları. Yediklerimize dikkat etmemek, uygun giyinmemek gibi nedenler vücut direncini kırıyor. Hastalıktan uzak durmak için beslenmenize özellikle aldığınız vitaminlere özen gösterin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vitaminlerin pek çok önemli işlevi ve koruyucu özelliği olan doğal maddeler olduğunu belirten Kadıköy Şifa Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Emel Terzihan bu doğal maddelerin vücut tarafından üretilmediği için dışarıdan takviye edilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle sonbaharda ve kışın Enfeksiyonlardan korunmada beslenmenin birinci derece rol oynadığını belirten Terzihan, vücut direncini arttırmak için protein ve vitamin açısından zengin besinler tüketilmesinin şart olduğunu ifade ediyor. Yoğun ekim, hasat sonrası saklama yöntemleri ve olgunlaşma sürecinde müdahale edilmesi yüzünden besinlerin vitamin değerlerinin önemli bir kısmını kaybettiğine dikkat çeken Dr. Emel Terzihan ürünlerin toplandıktan hemen sonra yenilmesinin en doğru seçim olduğunu söylüyor. Terzihan içinde bulunduğumuz aylarda beslenmeye yönelik şunları anlatıyor: &amp;quot;Özellikle bu aylarda vücut direcini korumak açısından bol protein almalı, A vitamini içeren besinleri soframızdan eksik etmemeli, üç öğün düzenli beslenmeli, bol sıvı alıp, bol bol C vitamini içeren meyve ve sebzeler tüketmeliyiz. Eğer yeterli miktarda C vitaminini doğal yoldan alamıyorsak C vitaminini ilaç olarak kullanmalıyız. Özellikle kış aylarında yeteri miktarda güneş ışınlarından yararlanamadığımızdan özellikle çocuk ve yaşlıların D vitamini gereksinimi artıyor.&amp;quot; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hangi vitamin nerede bulunur&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
B1 sebzelerde, tahıllarda, baklagillerde, meyvelerde bulunur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
B2 sakatatta, süt ve peynirde ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Eksikliği görme bozukluklarına, dudak kenarlarında çatlaklada, der ve mukoza hastalıklarına yol açar. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
B6 eksikliğinde dilde şişme, göz, ağız ve burun çevresinde yağlanma görülür. Tahıllar, yumurta, et ve ciğer yoğun olarak B6 içerir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sinir hücrelerini kaplayan beyaz bir madde olan miyelinin kaybına neden olarak sinir sistemini zedeleyen ve anemiye yol açan B12 vitamini eksikliği özellikle katı vejeteryan diyet uygulayanlar ve alkoliklerde görülür. Et, balık, deniz ürünleri ve yumurtada bulunan bu vitamini süt ve süt ürünleri de az miktarda içerir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Turunçgiller, brokoli, domates, bibire, karnıbahar ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunan C vitamini dokular için kolejen üretimini sağlayı cilt güzelliği için gereklidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
A vitamini (retinol) en çok balık ciğerinde, yumurtada, tereyağında ve sarı renkli meyvalarda bulunur. Eksikliğinde gece körlüğü, deri lezyonları ve infeksiyonlara karşı dirneç kaybı olur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
D vitamini hem beslenme hem de güneş ışığı yoluyla alınır. Balık ciğerinde, az olarak peynir, süt, tereyağı ve yumurta sarısında bulunur. Eksikliği çocuklarda raşitizme, yetişkinlerde kemiklerin deforme olmasına neden olur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Antioksidan etkisi olan, cildi koruyan ve yaşlanma etkilerini geciktiren E vitamin ayçiçek yağında ve yeşil sebzelerde bulunur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kanda pıhtılaşma için gerekli olan K vitalini yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5797</link>

	<description>Eğer gözlerinizin sağlıklı kalmasını istiyorsanız, saçlarınız ve kemik yapınızın öneminin farkında iseniz, A vitaminini ihmal etmeyin. İşte A vitamininin bol bulunduğu yiyecekler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
A vitamini, iyi bir görüş sağlar. Özellikle gözler için çok faydalıdır. Sağlıklı bir cilt, saç ve kemik yapısı için gereklidir. &lt;br /&gt;
Enfeksiyona karşı koymayı sağlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hücrelerin sağlığı ve yenilenmesi açısından önemlidir. Özellikle anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için hamilelerin A vitamini alması gerekir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Henüz ispatlanmamış faydaları&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sebze ve meyvelerde çok fazla bulunan A vitamini ve betakarotenin, kanser oluşumunu ve kalp krizi riskini azalttığı hala tartışılmaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
A vitamini eksikliği&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gece körlüğüne &lt;br /&gt;
Gözde kurumaya &lt;br /&gt;
Deri kuruluğuna &lt;br /&gt;
Hastalıklara karşı dayanıklılığın azalmasına &lt;br /&gt;
Çocuklarda dişlerin biçimsiz ve sağlıksız gelişmesi, gelişmenin yavaşlamasına neden olur. &lt;br /&gt;
A vitaminine en çok ihtiyacı olanlar: &lt;br /&gt;
Alkolikler, sigara içenler, gençler, hazımsızlık veya karaciğer rahatsızlıkları olan kişiler. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çok fazla alındığı takdirde&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
A vitaminin fazlası, başağrısı, yorgunluk, mide bulantısı, kusma, kaşıntı, ishal, düzensiz adet görme, eklem ve kemik ağrıları, cilt kuruluğu ve saç dökülmesine sebep olabilir. Ayrıca hamile kadınlarda, riskli doğum oranının artmasına neden olabilir. Bu yüzden hamile kadınların, A vitamini kullanmadan önce doktora danışmaları gerekir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
A vitamini açısından zengin besinler&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Patates: 1 orta boy (2,487 microgram) &lt;br /&gt;
Havuç 1 tane (2,025 microgram) &lt;br /&gt;
Mango 1 orta boy (805 microgram) &lt;br /&gt;
Ispanak 1/2 kase (737 microgram) &lt;br /&gt;
Kayısı 10 tane (253 microgram) &lt;br /&gt;
Süt 1 bardak (149 microgram) &lt;br /&gt;
Peynir 1 kibrit kutusu (84 microgram)</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5796</link>

	<description>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde geliştirilen rahim içi cihaz, ürettiği manyetik alanla sperm ve yumurtaların bir araya gelmesini engelleyerek, gebeliğin önünü kesiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Turgut Özal Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Çelik, manyetik alan oluşturarak gebelik oluşumunu engelleyen ilk yerli malı rahim içi cihazı yaptıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Laboratuvar ortamlarında ve hayvanlarda denenen cihazın başarılı olduğunu dile getiren Çelik, gerekli faz çalışmalarının yapılmasının ardından kadınlarda kullanılabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çelik, şu bilgiyi verdi:&lt;br /&gt;
Bize hastaların bir kısmı çocuk sahibi olabilmek için gelirken; bir kısmı da fazla çocuk olmaması için müracaat ediyor. Günümüzde gebelikten korunmanın birçok modern ve kolay yolu var. Bunlardan biri de rahim içi cihaz dediğimiz halk arasında &amp;#39;spiral&amp;#39; denilen cihazlardır. Bu cihazlar üzerinde genellikle bakır içermekle birlikte hormon içerenleri de mevcuttur. Gebeliği önlemede oldukça başarılı olan bu cihazları kullanan kadınlarda, cihazlara rağmen rahim içi veya rahim dışı gebeliklerle karşılaşabiliyoruz. Özellikle dış gebelik gelişen hastalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor. Biz buradan hareketle bir rahim içi cihaz dizaynı geliştirerek, bu cihazın hiçbir şekilde gebeliğe müsaade etmemesi gerektiği düşüncesinden yola çıktık ve yaklaşık 4 yıllık çalışmamızı sonuçlandırdık&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SPERMİN HAREKET YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİYOR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çalışmalarının Eur J Contracept Reprod Health Care dergisinde yayınlandığını belirten Çelik, cihazı diğerlerinden ayıran özelliklerinin olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doç. Dr. Önder Çelik, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;
Yeni cihazımız, bakırlı cihazın sahip olduğu her türlü özelliğe sahip. Ancak bu cihazı bakırlı cihazlardan ayıran en önemli özelliği manyetik alan üretmesi. Sperm ve yumurtanın bu manyetik alana takılarak bir araya gelmesinin engellenmesi ve gebelik oluşumunun bloke edilmesi önemli farklı özellik. Şu an henüz insanlarda kullanılmadı. İnsanlarda kullanılabilir hale gelmesi ve patent çalışmaları için birtakım faz çalışmalarından geçmesi gerekiyor. Dışı silikonla kaplı cihaz, statik manyetik alan üretiyor. Sperm DNA&amp;#39;sı cihazın üretmiş olduğu manyetik alan tarafından etkilendiği için sperm hareket yönünü değiştiriyor. Tamamıyla yeni ve ilk kez bizim tarafımızdan dizayn edilmiş bir cihaz. Hayvanlarda kullandık. İnsan spermlerine karşı da etkisini laboratuvar ortamlarında deneyerek test ettik.&lt;br /&gt;
Çelik, rahim içi cihazın tek çubuk halinde veya T şeklinde olmak üzere iki türlü dizayn edildiğini sözlerine ekledi.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5795</link>

	<description>Bilim adamları, prostat kanseri hücrelerini öldüren bir virüs buldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz basınındaki haberlere göre, bu &amp;quot;ehli&amp;quot; virüs, prostat kanserli 6 gönüllüye zerk edildi ve virüsün kanserli hücreleri öldürürken normal hücrelere zarar vermediği belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilim adamları, virüsün diğer kanser türlerindeki tümörlere karşı da etkili olabileceğini düşünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;quot;Reovirüs&amp;quot; olarak bilinen ve daha ziyade solunum yollarında bulunan bu virüs çok yaygın görülüyor ancak insanlarda hastalığa pek yol açmıyor. Virüsü kapanlar en fazla orta derecedeki gribin sebep olduğu solunum rahatsızlıkları belirtileri veya ishalden muzdarip oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmayı yapan Kanada&amp;#39;daki Tom Baker Kanser Merkezi&amp;#39;nden bilim adamları, prostat kanserinin ilk evresinde bulunan 6 hastadaki tümörlere ultrason eşliğinde virüs enjekte etti. Üç hafta sonra hastaların prostatları normal tedavinin bir parçası çerçevesinde alındı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hastaların prostat dokuları incelendiğinde kanser hücrelerinin öldüğü görüldü. Buna karşın, prostatın kanserli olmayan bölgelerinde virüsün çoğalmadığı belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak araştırmacılar, yöntemin gerçekten hastalığı tedavi edip etmediğini anlamak için daha kapsalı araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Bunun ardından tedavinin yaygınlaşmasının bir on yıl alabileceği belirtildi.&lt;br /&gt;
Araştırma, Cancer Research dergisinde yayımlandı.</description>

	</item>

<item>

	<title> [ sağlık ]</title>

	<link>http://www.teknoloji22.com/forum/viewthread.php?forum_id=32&amp;thread_id=5794</link>

	<description>[b]Çocuğunuzun süt dişi çürüdüğünde; ağız kokusu nedeniyle insan içine çıkamadığınızda veya macun ve fırça seçerken aslında ne yapmalısınız?[/b]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diş deyip geçmeyin.... Kalpten beyne öyle hastalıkların tetikleyicisi olabilir ki hayatı size zehir eder. Siz siz olun ağız ve diş sağlığı konusunda tedbiri elden bırakmayın. Halk arasında sıkça rastlanan ve doğru bilinen yanlışlara da sakın ola kanmayın...&lt;br /&gt;
Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. &lt;br /&gt;
2- Bastırarak fırçalamak daha iyi temizler. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, fırça çürüğü dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.&lt;br /&gt;
3- Beyazlatıcılı diş macunları dişlere zarar verir, zamanla aşındırmalara sebep olur. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.&lt;br /&gt;
4- Karbonat ve tuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda doğal rengini kaybeder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise mercimek tanesi büyüklüğünde olmalı.&lt;br /&gt;
6- Dişler, macun ve fırça ıslatılarak fırçalanmalı. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur. &lt;br /&gt;
7- Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.&lt;br /&gt;
8- Estetik diş doğuştan olur, çarpık dişten kurtuluş yok. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.&lt;br /&gt;
9- İmplant çene kemiğine en uygun şekilde seçilir ve uzman hekim yaparsa düşme riski yüzde 1 oranına kadar düşer. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
10- Bütün dişleri çekip yerine implant yerleştirilebilinir. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
İmplantı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.&lt;br /&gt;
11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.&lt;br /&gt;
12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.&lt;br /&gt;
13- Diş taşı temizliği dişin minesine zarar verir. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.&lt;br /&gt;
14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.&lt;br /&gt;
15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.&lt;br /&gt;
16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.&lt;br /&gt;
17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;
18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.&lt;br /&gt;
19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.&lt;br /&gt;
20- Diş ağrıyınca dişin üzerine aspirin, tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde alkol-aspirin yanığı denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir ve bağımlılık yapar. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.&lt;br /&gt;
22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.&lt;br /&gt;
23- Erkek ya da bayan diş hekimleri arasında bir fark yoktur. Erkek daha iyi diş çeker diye bir durum yoktur. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. &lt;br /&gt;
25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.&lt;br /&gt;
26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür&lt;br /&gt;
27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir. &lt;br /&gt;
28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)&lt;br /&gt;
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır. &lt;br /&gt;
29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.&lt;br /&gt;
30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)&lt;br /&gt;
Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz.</description>

	</item>

</channel>
	</rss>